10 Haziran 2023 Cumartesi

hiç bir şey

 heeeh geldik mi yine hiç bir şeyin tadının olmadığı o saçma saatlere günlere. böyle hiç bir yere ait hissetmediğin kimseyi istemediğin kendi sükunetinde boğulmak istediğin o saçma zamanlara. hayatında belki de her şey çok güzel olacaktır ama senin 1 saniye bile artık beklemeye isteğin mecalin kalmamıştır ya o sabrı bulanı sikeyim dediğin zamanlara. bazen her şeyi silip sıfırdan başlamak istiyorum ama özleyeceğim muhabbetler olacak koklamak dokunmak istediğim tenler olucak ağlamak istediğim omuzlar olacak. ne kadar da zormuş aslında çekip gitmek.bir ayağın kırık ama koşmak istiyorsun ama aynı zamanda yapabildiğin tek şey topallayarak yürümek. yetememe duygusu galiba baktığında insanı en harap eden içten içe çürüten o yetersizlik duygusu. mevzu artık maddiyattan çıkalı yıllar oldu. mevzu artık maneviyatla. insanın kendi içinde maneviyatının paramparça olması ne kötüymüş be. kimsenin sana yetmemesi her şeyin kabak tadı vermesi. hiç bir sikimden keyif alamamak. arkadaşlar bunun çözümünü bulamazsam kafayı yiyeceğim. yemeye başladım zaten daha da kötü olaya devam edecek. ha bir de bunun üstüne yaşamak istemediğim bir sürü kaotik olay yaşıyorum. hayatım çiçek böcek günlük güneşlikken. aşkı memnu tadında gökgürültülü sağanak yağışlı bir güne döndü. istediğim tek şey üstümdeki ıslak kıyafetlerimi çıkarıp duş alıp sıcacık evimde pijamalarım ve panduflalarımla oturabilmek. elime alayım ne içeceksem. mis gibi kokayım. köpeğim gelsin yanıma başını okşayayım ufaklığın. o güzel gözlerine bakayım saatlerce. konuşamasa bile o kadar güzel konuşur ki benimle. o kadar güzel anlar ve sever ki beni. sessizlik isterim mesela yalnızlık. herkesten uzakta güneşin altında sadece ben ve köpeğim ha bir de kimseden sorumlu olmamak. ne özgürlükmüş be. kaçırmışım ben onu 8 yıldır bilememişim özgür olabilmeyi. yaşamamışım aslında özgürlük buymuş. kendinle olabilmek. huzur bulurmuşsun aslında. aşk adı altında o kadar boktan şeyler yaşamışım ki. bak pişman olmadım. iyi ki böyle oldu ki ben böyle bir insan olabildim. ama o açılan yaraları tamir etmek. heh işte çaresizlik bittiğini sandığın anda tekrar o dikişlerin açılması patlaması. bazen o noktalarda bırakayım da kanasın bütün kanım boşalsın kuruyup gideyim istiyorum. yok olasım geliyor bazen. insanlar beni görmesin bana bir şey sormasın muhattap almasın istiyorum. anlayın işte fazla geliyorsunuz bana. kimse ben değil ben olamaz da zaten. ben bu dünyadan değilim ben buraya ait değilim. benim hissettiğimi hissedemezsiniz. huzurlu olmak mutlu olmak ne zormuş anasını sattığımın dünyasında ne iğrenç varlıklarsınız ya. bomboşsunuz. bomboksunuz. ben bu kadar kaosun kalabalığın sözlerin içerisinde rahat edemiyorum. sabah kalktığımda sizin o boş muhabbetinizi duymak istemiyorum. sabah kakltığımda o siktiğimin televizyonunun sesini duymak istemiyorum. istemiyorum ya susun azcık amına koyayım ne çene varmış. 

26 Mart 2020 Perşembe

-Kahve Molası-

Uykularım kaçıyor Alfred. Düşüncelerim beynimin içinde çığlık atıyor. Ve ben kendi bilinçaltımda bir tımarhaneye kapatılmış,hapsedilmiş bir vaziyet içerisindeyim. Sanıyorum ki beynimin oyunları bunlar bana. Onca olaydan sonra intikam alıyormuş gibi hissediyorum. Ne de olsa ona iyi bakmadım. Dengesiz ruh halim ve gördüğüm rüyalar ona iyi gelmedi. Açıkçası Alfred bana da iyi gelmedi. Neden bu kadar kanıma alkol karışıyor biliyor musun? Düşünmemek için kafamı uyuşturduğum bir kaç yöntemden biri sadece. Kendimden kaçıyorum. Uykusuz gecelerimde nefesimin kesilip kan ter içerisinde kafamın içinde boğulmaktan korkuyorum. Uyumaktan korkar oldum artık. Bilinçaltım bana zarar veriyor. Sanki o tımarhanede çürüyüp ölmemi istiyor gibi.. Hangi varlık bunu yapar ki kendine? Kafamda düşünmesinden korktuğum,asla anlamlandıramadığım bir canavar var. Benden fazlasıyla bağımsız ve şerefsizin teki Alfred...

29 Şubat 2020 Cumartesi

Alfred..


Selaaamlaar. Uzun zamandır buralarda değilim sadece çiziktiriyorum içimdekileri. Buralarda olmama sebebim yazmak konusunda kendimle inanılmaz çelişmemdi. Kolay kolay hissettiklerimi dökebilen biri değilim maalesef. Ve tam olarak kendimi ifade edemediğimden yanlış anlaşılıyorum. Ama olsun öğrenicem hırs yaptım. Sonuç olarak her şeyi bilemem değil mi?
Bu geçtiğimiz ay hem çok keyifli hemde bi o kadar acıtıcıydı değil mi Alfred? Ama sonuç olarak annemin tavsiyesine uyacağım. Hayatına seni yücelticek,senden her zaman bir tık yukarıda olucak insanlar seç der. Ve biliyor musun sen artık kartalla konuşup et yemelisin. İyi niyet suistimal etmek hoş bir şey değil Alfred. Hemde hiç değil. Bknz(bencilliğin dibi). Eğer bir insan seni sevmiyor ise yanlış yapıyor veya insan kullanıyor olmuyor bunu bil. Seni herkes sevmek zorunda değil üzgünüm Alfred. Yada Ne biliyor musun Alfred insanların mutluluğuyla oynamaman gerekiyor. Çünkü eğer bir insanın mutluluğuna mani olursan daha büyük ızdırap dolu acılar çekersin.Ama sende haklısın Alfred her zaman doğruyu seçip ona göre doğru bir hamlede bulunamazsın bazen yanlışların olucak ki insanlara karşı tecrübe edinesin.Ve Alfred her şeyi her yaşaman gerekeni tek bir insana sığdırma nolur. Sığdırmaya çalıştığın insanı yorarsın sonra canın yanar. İnsanlar için ufak bir tavsiye Alfred.
Alfred seninle uzun zamandır konuşmuyoruz fark ettin mi ? Özlemişim seni. Senin için mutluluğun tanımını bilemem Alfred ama benim için belli bariz şeyler var tabikide. Mesela o kişiyle çok güzel muhabbet ediyorsam,o an aynı şeyi düşünüp yapmaya karar veriyorsak, ciddi bir meselede iş birliği yapabiliyorsak… derken sıra böyle uzuyor lakin bunları yapmak için illaki o insanla sevgili veya evil olmak durumunda değilsin Alfred. Çünkü her şeyin başı en yakın arkadaş olmaktan geçiyor. Sonra üstüne bir şeyler koymak istersen koyarsın. İnsanlar sencede çok tezcanlı değiller mi Alfred ? Hemen her şeyi yaşayalım olsun bitsin sonra sıkılayım ayrılayım sonra özleyeyim?! Bana açıkçası çok saçma geliyor Alfred. Her şeyin zamanı,yeri ve yaşı vardır bana kalırsa. Alfred bide geçen gazetede ne okudum biliyor musun?
Insanların artık diğer insanların özel hayatına karşı herhangi bir saygısı kalmadığını yazıyordu. Bir iş adamının mı ne eşi adam kadını aldatıyor mu diye arabasına çantasına utanmasa ayakkabısına kadar ses kayıt cihazı yerleştirmiş.Okuyunca dedim ki pes doğrusu. İnsanlar isterse seninin eşin hatta bırak eşin olmayı ailenden biri bile olsa böyle gizli hayatını suistimal etmek asıl sapıklık değil mi sence de Alfred ?
Bırak özel hayata saygıyı insanın ne düşüncesine ne fikirlerine ne dış görünüşüne saygısı kalmamış insanların. Ya insan kendinden daha iyi birini gördüğünü düşününce neden hemen bir fesatlığa bir kıskançlığa giriyor? Nasıl bu duruma geldin bana da öğretir misin demek yerine aiiy bacağı benden daha incee aiiiy ortamda çok saygı duyuluyooo diyip o insanı düşürmeye çalışır ki? Nasıl öyle olmuş öğren kendi hayatına uygula değil mi Alfred. Bak bunlar çok ince detaylar. Ve unutma ki saygı duyulduğun kadar da nefret edilirsin. Bir şeylerde iyiysen nefret edilirsin. Vizyonunu genişletmeye çalışıp kültürünü de geliştirirsen nefret edilirsin.
Ah benim biricik Alfredi’m unutma ki bu hayatta iyi olursan nefret edilirsin.
İnsanlar bencildir Alfred.Bazen her şeyini kaybettin sanırsın ama her zaman daha iyisi vardır.
Sevgilerimle Queenzell..

9 Ocak 2020 Perşembe

Bir Fikrim Var


Bugün bir şey fark ettim. Insanların kendi hayatlarında yaratmış olduğu sahte hayatları var ve onu bırakın yaratmayı hayali bile zorken insanlar bu yarattıkları sahte hayata inanıp geri kalan hayatını öyle devam ettiriyorlar. Ve bundan ciddi anlamda keyif alıyorlar. Ve ben bu sahte hayatlarına bakıp sadece gülümseyebiliyorum. Çünkü hiç bir zaman onlar gibi olamadım. Olamadım çünkü her zaman gerçek ben olmayı tercih ettim. Ben neysem,kimsem oydum. Tabi böyle olduğum için zarar gördüğüm çok zaman oldu. Ama atlatıp gerçek ben ile yoluma devam ettim. Çünkü yalan olmayan ve olması gereken buydu. Hepimiz insanların bize karşı şeffaf olmasını,yalan söylememesini isteriz ya,hiç kendinize dönüp ben acaba gerçekten öyle bir insan mıyım diye sordunuz mu? Eğer insanlardan böyle bir şey bekliyorsanız ilk önce siz beklediğiniz şeyi göstermek zorundasınız. Bu teoriyi sizlere açıklayabilirim. Ne ekersen onu biçersin gibi düşünebilirsiniz. Ne almak isterseniz ilk önce onu ekmek zorundasınız. Kendinizde bulmak zorundasınız. Sizden ricam lütfen ilk önce kendiniz olarak gerçek olun. Sonrasında hala yalan ve sahte hayatıyla kirlenmemiş taze bedenler hayatınıza girmeye başlayacaktır. Çünkü siz artık alengirli,yalan dolanlı,sahte hayatınızı bir kenara bırakıp gerçek siz olmaya başlamış olucaksınızdır. Ilk önce düzelmesi gereken sizlersiniz,onlar değil. Kendinizi düzeltin ki onlarda bu değişimi fark edip kendilerini düzeltsinler. Yalan yaşamayın,olmayan bir şeye inanmayın. Tabi bunun yanında çok fazla realist olup negatif olun demiyorum asla. Ama artık hayata toz pembe bakmayı bırakın.
Bu konuda size tavsiyelerim belki şunlar olabilir:
-Pozitif olun
-Yapıcı olun,yıkıcı değil
-Kendinize bir hobi edinin
-Özgüvenli olun. Bu sizsiniz. Sizin bedeniniz,kararlarınız ve benliğiniz.
-Kendinizi geliştirin. Merak edin,araştırın,okuyun.
-Öğrendiğiniz en ufak bir bilgiyi bile hayatınızın bir yerinde kullanabilirsiniz unutmayın.
Hayatı kocaman bir Salvador Dali tablosu olarak görmeye başladığınız zaman en çok keyif alıcağınız noktalar o tablodaki bir ton farklı boyayla atılmış bir fırça darbesi olsun. Hayatın ufak kırıntılarını gözden kaçırmayın. En iyisi onlar.
Küçük şeylerle mutlu olmayı öğrenin. Lütfen olabildiğince nazik,kibar,iyi ve dürüst bir insan olun. Böyle olduğunuz taktirde size getireceklerini çok seviceğinize adım kadar eminimmm.
Şimdilik benden bu kadarr.
Sevgilerimle Queenzell..

7 Kasım 2019 Perşembe

Napayım Bende Oturdum Hayatımın Gidişatını İzliyorum


Yazmak kolay iş,her şeyden bahsedebilirsin. Kimse sana bi engel tanımıyor. Kimse aslında senin ne düşündüğünü ne hissetiğini önemsemiyor desek daha doğru. Düşünsene yakın bir arkadaşın var. Onu dinliyorsun,ona yardım ediyorsun,zaman geçirip belkide kafasını dağıtmasına yardımcı oluyorsun. Ama senin için bunu yapıyor mu ?
Orası tartışılır. Hiç hissetmedin mi? Sürekli o konuşuyor konuşuyor ve konuşuyor. Deli gibi beyin fırtınası yapıyorsun,çözüm üretiyorsun. Konu senin anlattığın bir şey ise bir iki satırdan fazlasına gitmiyor dimi ağzı? Çünkü senin verdiğin değer kadar asla değer vermiyor sana. Çünkü o kötü gününde onu toparlaman içi yanında. İyi günde kaçıcağı kişi üzgünüm ama sen değilsin tatlım. Merak etme bir zamandan sonra alışıyosun. Sorunlarını kendi kendine halletmeye başlıyorsun. Sonra da ver elini güçlü kadın. Biliyorum zoorr hemde çok zor. Dışarıya hiçbir şeyin yokmuş gibi davran eğlen arkadaşlarını dinle onlara yardım et çünkü bu sensiiinnnn. Seni kim ne yapsın. Sana açılabildikleri fikirlerine önem verdikleri ve en önemlisi onları eğlendirdiğin için önemlisin. Ama iş dediğim gibi sana geldiğinde. Kimse ama kimseden medet ummamayı bilmen gerekiyor.
Ee ne demişler –DÜŞENİN DOSTU OLMAZ—
Ciddiyim lütfen üzme kendini yeri geldiğinde seni dinlemedikleri için seni kaybettiklerinde anlayacaklar. Ama o zaman sen orda olmıycaksın. Bırak eğlen kendin halledersin. Dışarı çıkıcak bir iki arkadaş edin yeter de artar. O FRIENDS’te yada HOW I MEET YOUR MOTHER’da gördüğümüz gibi bir arkadaş ortamın hiçbir zaman olmıycak. Bunu unutma her şey geçici hiçbir şey sonsuza dek sürmez.
O an eğleniyor musun? Mutlu musun? Keyifli misin?
Cevabın EVET ise;
Gerisini siktir et.

6 Kasım 2019 Çarşamba

İnsan Günahını Sever Mi?


İnsan günahını sever mi?
Günah işlemekten zevk aldığı insanı neden unutamaz neden o kişi onda iz bırakır?
Sevmek neydi,aşk neydi?
bunların hepsini tek bir insana sığdırmak ona devasa bir yük yüklemekten başka bir şey değil. Hani ilişkiler bittikten sonra o hatalıydı,o yaptı,bizi birken ikiye çıkardı demek hata. Hepsi tek tek bir hata.
Ya sen sevememişsen ya sen onu sırf senin duygularını cinsel arzunu tatmin etsin diye istemişsen yanında. Sana baktığında aşk dolu gözlerini görememiş,içini yangın yerine dönüştürmüşsen?
Bunları hiç düşünmek insan oğluna göre bir iş değil dimi çünkü hepimiz haklıyız en iyi biziz en iyi biz sever en iyi biz hissettiririz. Çünkü bu duygu ile yaratılmışız. İnsanoğlu ne kadar da bencil ne kadar da küstah! Asla ona bahşedilen nimetleri göremez bulamaz. Kördür aşık olsa bile kördür. Çünkü insan karşısındaki insanı kendisi zanneder. Ama asla bilmez ki o senin yansıman değil. O sadece senden benden bir parça. Aldatır, aldatılınca affedemez. Kalp kırar, kırıldığında karşısındaki insanı kahır eder çünkü o mükemmeldir. Ben şunu anladım ki hiçbir şey ne olduğu önemli değil ilelabet sürmüyor. Aşka ile yatıp nefret ile kalkalbiliyor insan. Her gece onu arzularken bir gece sokakta yürürken tesadüfen denk geldiği kişiyi arzuluyor. Ne bencilce. Hayatınıza aldığınız o insanın her zerresini ezberledikten sonra aldatıyorsunuz. Fiziken bile olmasa ruhen aldatıyorsunuz. Artık o kişi sizin için sadece zevke,alışkanlığa dönüşüyor. Bir kere onu öğrenmek için uğraştınız,çabaladınız. Emeğiniz boşa gitmesin tabi. Ne de olsa o hala sizin onu sevdiğinizi düşünüyor. İğrençsiniz. Sevmeyi bilmeden sevilmek istiyorsunuz. Değer vermeden değer görmeyi hatta en önemlisi saygı duymayı bilmeden sayılmayı. İğrençsiniz!

--Ben onu  dünyalara sığdıramazken o beni bir yatak odasındaki bir yastığa sığdırdı.--

 Çünkü ben ona her şeyimi sundum her şeyimi verdim. Aşkımı,bedenimi,gururumu,ruhumu verdim. Ama o huzuru yaktığı sigarasının ilk çektiği dumanında buldu. Terk edilmiş binanın yukarısında olmayan şeylerde hissetti. Bedeni asla ruhuna ait değildi. Ruhunu mantığa teslim etti. Aşktan korktu,yaşamaktan,sorumluluk almaktan,bir olmaktan korktu.
Neydi iki parçayı bütün kılan?
Düştüğünde elinden tutmak değil miydi? Üşüdüğünde ruhunu yakmak değil miydi? Paramparça olmuşken bir daha ayrılmayasın diye sana bir porselen bebek misali gözü gibi bakması değil miydi?
Olmadı,istemedikte. Artık biz yok. Sen ve ben.

--Seni düşlediğim her gecede yaratılmamış olmanı diliyorum.--